(PDF) Doğu-Batı Bağlamında Huzur Romanı İncelemesi Şeyma ...

Turkish News and Discussion

This subreddit is for news and discussion about Turkey. Posts both in English and Turkish are welcome. Bu subreddit Türkiye ile ilgili haber ve sohbet ortamıdır. Türkçe veya İngilizce yazabilirsiniz.
[link]

KGBTR

Türkiye'nin en özgürlükçü topluluğu! Türk internetinin efsanesi "krdş grup bura ne beklion (KGB)" çıldırmaya burdan devam ediyor. Türkiye'nin sosyal medyasına birçok jargon, motto ve yeni mizah anlayışı kazandıran KGB grubu, üyelerin gruba, grubun da üyelerine fayda sağladığı özel bir oluşum. KGBTR, her şeyin özgürce sansürsüz bir şekilde konuşulduğu samimi ve kaliteli bir topluluktur. KGBTR'ye destek ol: https://kreosus.com/KGBTR This community is only for Turkish speakers...
[link]

Burdurland

Porçay Topluluğu için Meme ve İçerik paylaşım platformu.
[link]

URUZ: Return of The Er Kishi. Türk mitolojisi oyunu incelemesi.

URUZ: Return of The Er Kishi. Türk mitolojisi oyunu incelemesi. submitted by ossman_ucar to Turkey [link] [comments]

Evet işte karşınızda oran incelemesi sonucu çıkan ve gerçekleşen 4 maç 😎 bugünde boş geçmedik özellikle ilk maça bakın ev sahibinin bir önceki ve bu maçı ilk yarı ve maç sonucu 0 şeklinde ve oranlar aynı

Evet işte karşınızda oran incelemesi sonucu çıkan ve gerçekleşen 4 maç 😎 bugünde boş geçmedik özellikle ilk maça bakın ev sahibinin bir önceki ve bu maçı ilk yarı ve maç sonucu 0 şeklinde ve oranlar aynı submitted by stoch7 to KGBTR [link] [comments]

tolga ozbekin gectigimiz gunlerdeki yunan turk it dalasi incelemesi

tolga ozbekin gectigimiz gunlerdeki yunan turk it dalasi incelemesi submitted by mydudes98 to Turkey [link] [comments]

Xiaomi redm note 9 pro incelemesi

Evet beyler öncelikle selamlar
Uzun bir süre para biriktirip 2815 tlye 64GB hafızası bulunan gri renkli modelini aldım şuan trendyolda 2959 tl
1 aydan fazla bir süredir kullanıyorum
Kutu içeriğiyle ilgili pek detaylı bilgim yok ben uyurken babam gil açmış
type c şarj aleti Üstünde ekran koruyucusu takılmış bir telefon, telefon kılıfı ve ıvır zıvır Kulaklık çıkmamış
Öncelikle çok memnunum
Neyinden memnum'a gelecek olursak
Mobile legends, TFT, Hay Day ve Sky oynuyorum ısınma veya kasma gibi bir şey yaşamadım
Kamerası 64 mp ve çok güzel odaklıyor
Ön kamerası ekrana gömülü ayarlardan damla çentik gibi de yapabiliyorsunuz, 16 mp biraz az gibi ama potre modu gayet başarılı
Telefonun Video çekme performansı 4k 30 fps, 1080 p 60 fps, 720p 120 fps verebiliyor, Video ile ilgili bir sıkıntı var görüntü olarak değil ama ses arada 0.5 saniye donuyor gibi
Yavaş çekim modu da var,
arka kamerada 960 fps 3 saniye kısıtlamasıyla, 240 ve 120 fpste sınırsız çekebiliyorsunuz
Ön kamerada da 120 ve 240 fps yavaş çekim var
Titreşim engelleme var tam bir bok anlamadım ama kapatınca daha doğal bir görüntü elde ediyorum diye kapatıyorum
Gece modu biraz ama çok az bulanık çekse de ( sabit tutmanızı istiyor ama illaki eliniz biraz titriyor bulanıklığın sebebi bu bence) gayet başarılı mükemmel fotoğraflar çekebilirsiniz sadece arka kamera da çalışıyor
Geniş açı çekme imkanı veriyor 0.6x hem foto hem de video kısmında, go pro ile çekim yapıyormuş gibi bir his veriyor
Arkasında 4 tane kamera bulunuyor
Şarjı uzun süre gidiyor 1.5 - 2 günü devirebilirsiniz sadece sosyal medya da gezinerek - 5000 mAh
Hızlı şarj özelliği her ne kadar şuan için içimi kemirse de (pil ömrü konusunda) deli gibi hızlı dolduruyor 40- 50 dk da fulleniyor
Ekranı 6.6 inç bir ıps lcd ekranı var renk ve kalitesi konusunda bir şey söylemek istemiyorum çünkü eski telefonum çok kötüydü bu bana çok iyi geliyor olabilir
Görünüş olarak çok şık ben gri olanı almıştım
Gelelim kötü olduğunu düşündüğüm konulara
Arka kameraları çok dışa çıkık, insan hem zarar gelmesinden korkuyor hem de telefonun arka tarafına koyduğunuz zaman, düz durmamasından biraz stres oluyor. Yanında verdikleri kılıf o çıkıklığı gideriyor gibi duruyor ama insan pek emin olamıyor
Kendi uygulamalarını kaldıramıyorsunuz ve içlerinde reklam var bu benim sinirimi bozdu mesela gidip dosya yöneticisinden indirdiğiniz bir fotoyu silmek için girdiğiniz de önünüze sanki google play'den indirdiğiniz her boka reklam çıkartan oyunmuş gibi reklam çıkıyor
kapatılabiliyor mu araştırmadım
Yavaş çekim modu güzel ama daha iyi olabilirdi
Biraz ağır bir telefon kılıfla daha da ağır oluyor
Ekranı 16:9 olmadığı için (20:9) yt de video izlerken kenarlarda 1-2şer parmak boşluklar oluyor yakınlaştırma hareketiyle büyütebiliyorsunuz ama bu seferde görüntünün alt ve üst kısımlarında kayıplar oluyor
submitted by vappinijack to KGBTR [link] [comments]

GM 20 Pro alınır mı? Kamera performansı nasıl? | GM 20 Pro incelemesi

GM 20 Pro alınır mı? Kamera performansı nasıl? | GM 20 Pro incelemesi submitted by melihbayramdede to u/melihbayramdede [link] [comments]

"Anarşist Ahlak" Kitap İncelemesi

Pyotr Kropotkin'e ait Anarşist Ahlak kitabı, orijinal olarak La Morale Anarchiste ismiyle 1889'da, Paris merkezli Les Temps Nouveaux'da yayımlanmıştır. Türkçeye ilk kez 1997'de Işık Ergüden tarafından Anarşist Etik ismiyle çevrilmiştir. Elimdeki baskı yine aynı çevirmene aittir fakat 2013 basımıdır. Bu baskıyı Kaos Yayınevi yapmış ve kitabın ismini Anarşist Ahlak'a çevirmiştir.
Kitabı ikinci kez okuduktan sonra hakkında bazı notlar çıkardım. Bu notlara dayanarak anlattıklarının genel bir özetini çıkarmaya, katıldığım ve katılmadığım noktaları sebepleriyle açıklamaya çalışacağım. Kendi görüşümü belirttiğim kısımlar normal yazılmıştır, kitapta denilenleri özetlediğim kısımlar alıntı formatında verilmiştir.

Anarşist Ahlak

Kropotkin'e göre anarşist ahlak özcü bir yapıya sahiptir. İnsan, onu kötülüğe iten kurumlar ve yapılar olmasa aslında iyi bir canlıdır. Yani insan özünde iyi bir canlıdır. Bu durumun kaynağı insanın sahip olduğu ahlak duygusundan kaynaklanmaktadır. Bu ahlak duygusu ulvi bir köken veya metafizik bir kaynaktan gelmemektedir. Basitçe, vicdan duygumuzdan ortaya çıkmaktadır. "Başkalarına, kendine davranılmasını istediğin gibi davran," sözüyle denilmek istenilen şeydir.
Böyle bir tanım önemli bir gerçeğe değinmektedir ve o, ahlakın kaynağının materyal bir şey olduğudur. Göklerde veya Kant'ın yaptığı gibi bir "ödevde" aranmamalıdır. Ancak işi sadece vicdana indirgemek aşırı basitleştirmedir. Ahlak duygusu sadece korumak için ortaya çıkmamıştır. Aynı zamanda cezalandırıcı bir işlevi de vardır. Her sosyal hayvanda bir cezalandırma mekanizması vardır.
Ahlaka sahip olan tek canlı insan değildir, bütün sosyal hayvanlarda ve hatta bütün hayvanlarda ahlak kavramı bulunmaktadır. Örneğin, kurtlar avlanırken beraber hareket etmekte ve onların avı olan canlılar, birlikte savunma gerçekleştirmektedir.
Kitap bu noktada kendi dedikleriyle çelişiyor. En başta sosyal hayvanlardaki ahlaktan bahsederken, daha sonra neredeyse kitap boyunca bütün hayvanlardan bahsediyor. Bu dediği iki türlü de yanlıştır. Her sosyal hayvanda bir cezalandırma mekanizması mevcuttur ama bunun ahlaka tekabül ettiğini söylemek, hayvanları insanlaştırmak olur. İnsanın sahip olduğu ahlak kavramı bunun bir uzantısıdır ama aynı şey değildir.
İyi ve kötü davranışlar aslında aynı sebepten kaynaklanmaktadır. Kropotkin'e göre bütün canlıları iki güdü yönlendirmektedir: zevk aramak ve acıdan kaçınmak. İyi bir şey yapan kişi de, kötü bir şey yapan kişi de kendilerine zevk veren davranış bu olduğu için bunu gerçekleştirmektedir. Ancak bu iyi ve kötünün aynı şey olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin, duygularımızın ve düşüncelerimizin kaynağının hepsi moleküler etkileşimlerden gelmektedir ama bütün duygular ve düşünceler aynıdır diye bir şey iddia edilmez. Veya koku almamızın kökeni kimyasal etkileşimler diye bütün kokular aynıdır denilmez.
Bütün canlıları zevk ve acının yönlendirmesi hariç, dedikleri aşağı yukarı doğrudur. İyi ve kötü davranışların kaynağı en temelde aynı olabilir ama sonuç kesinlikle aynı değildir.
Kropotkin'e göre, zevk arama ve acıdan kaçınma davranışları tek hücreli bir canlıda bile kendini göstermektedir.
Zevk aramayı güncel bir jargona vurursak, tatmin arayışı diyebiliriz. Ancak tek hücreli canlıların bile böyle davrandığını söylemek yanlış olacaktır çünkü bu tarz canlılar, duygulara sahip değildir. Bu, mantarlar, bitkiler, kimi hayvanlar için de geçerlidir. Aynı şey acı için de geçerlidir. Omurgasız hayvanların bile acı hissedip hissetmediği tam olarak bilinmezken, her canlının acı duyduğunu söylemek yanlıştır. Ağaçlar, tek hücreliler, ilkel çok hücreliler, mantarlar gibi canlılarda acı duygusu yoktur. Ancak her canlının yarar arayıp, zarardan kaçındığını söylemek genel olarak doğru olacaktır. Yarar ve zararı bu canlılar daha farklı şekilde algılamaktadırlar fakat amaç olarak yine aynı şeye denk gelmektedir. Sonuçta tatmin duygusu hayvanları bir yarar aramaya iter, acı duygusu onları zarardan uzak tutar. Bunun her zaman bu amaca ulaştığı söylenemez ve insan durumunda, kimi zaman bu iki duygu iç içe geçer.
Peki iyi ve kötü tam olarak nedir? "Topluma yararlı olan iyidir. Topluma zararlı olan kötüdür." Kropotkin bu kavramları birebir bu şekilde açıklıyor.
Böyle bir açıklama aşırı basite indirgeyici ve muğlaktır. Toplumun yararına olacaksa, herhangi bir bireye veya azınlığa her istenilen yapılabilir mi? Yarar tam olarak nedir? Zarar tam olarak nedir? Kropotkin'in tanımı bu soruları cevaplayamıyor. Ancak bu sorunlardan, daha sonra değinilecek bir yolla kurtulmaya çalışıyor.
Kropotkin'e göre, işbirliği canlılık tarihindeki en önemli özelliktir. İşbirliği yapmak, işbirliği yapmamaktan daha üstün bir özelliktir.
Bu işbirliği kavramı üstüne verilen bir örnekte, 29. sayfada karıncalar hakkında çok bariz bir yalan söyleniyor ve üstü güçlü kelimelerle örtülmeye çalışılıyor. Kropotkin, bir karınca kolonisi başka bir türle savaşa girse, eğer karınca kolonisi içinden ona bencil amaçlarla ihanet eden bir birey çıkarsa, hem koloninin hem de düşmanın savaşmaya bırakıp ona saldıracağını söylüyor ve "Bu olay kuşkuya hiç yer bırakmayan deneylerle kanıtlanmıştır," diye ekliyor. Bu bariz bir yalandır ve böyle deneyler yoktur. Kitapta bunun dışında da doğa hakkında çok fazla yanlış örnek var.
Yasa, Din ve Otorite, insanın işbirlikçi iyi doğasını bastıran şeyler olarak görülüyor. Bütün bu baskılar ortadan kaldırılırsa ütopik bir düzene ulaşacağımız düşünülüyor. Bunu becermek için de içimizdeki doğal bir güdü olan işbirliğini dinlemeliyiz.
Bahsi geçen üçlünün insanları bastırdığı kuşku götürmez bir gerçektir. Ancak özcü bir şekilde bunları ortadan kaldırdığımızda ütopik bir düzene ulaşacağımızı düşünmek bir yanılsamadır. İnsan doğal haline bırakıldığında iyi bir canlı değildir. Tam tersine, insanın "iyi" olmasını sağlayan belli koşullar mevcuttur. Örneğin, İkinci Dünya Savaşı sonrası insanlık tarihindeki en barışçıl dönem olarak geçer. Bunun bir sebebi, iki dünya savaşının bıraktığı yaralar olabilir. Başka bir sebebi, Nazi Almanyası sonrası, bu tarz bir olayın bir daha yaşanmasını önlemek için uluslararası anlaşmaların ve işbirliğinin arttırılması olabilir. Kimi araştırmacılarsa, bunun sebebi olarak, büyük devletler arasındaki ekonomik bağların kuvvetlenmesini öne sürmektedir. Büyük devletlerin birbirleriyle savaşmayı kestikleri fakat hala küçük devletlere saldırdıkları düşünülürse, kısmen de olsa haklılık payı olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Yani özcü bir sebepten dolayı insanlık bu göreceli olarak barışçıl döneme girmemiştir.
Bunun daha ötesinde, tarih incelendiğinde şiddetin en çok azaldığı dönemin, modern devletin ortaya çıkışına tekabül ettiği görülmektedir. Leviathan Devlet denilen bu yapının ortaya çıkışıyla, şiddet oranı oldukça düşmüştür çünkü Leviathan Devlet, şiddeti kendi tekelinde toplamıştır.
İnsanın kendi haline bırakıldığında iyi olmayacağının başka bir kanıtı, yine tarihten gelmektedir. Tarihte daha geriye gidildikçe, insanlar daha da vahşileşmektedir. Irkçılık, cinsiyetçilik, keyfi cinayetler, nefret cinayetleri, akıncılık vb. her türlü kötü olan davranış geçmişte daha şiddetlidir. Hatta ve hatta, bugün barbarlıklarıyla anılan Hammurabi Yasaları, kendi dönemleri için bir gelişme olarak bile görülebilir. Hammurabi Yasaları öncesinde, bölgede böyle sınırlayıcı yasalar yoktu. Örneğin, hırsızlar öldürülmekteydi. Bunun önemli bir sebebi, ortalıkta yasa ve bunu uygulayacak kolluk kuvvetleri olmadığı için, suç işleyen kişinin "aleme ders olsun" diye vahşi bir şekilde katledilmesi gerekmesiydi. Böyle yapılmazsa, suç mağduru olan kişi zayıf olarak görüleceği için, ileride başı diğer suçlularla daha çok derde girerdi. Bu yaklaşımın diğer bir sonucu, yargı diye bir süreç olmadığı için, suç işlenen civarda "şüpheli" görünen kim varsa onun cezalandırılmasıydı. Kropotkin'in öne sürdüğü özünde iyi insan portresinden oldukça uzak bir durum.
Aynı zamanda, insan, şiddet oranı diğer pek çok memeliden yüksek olan bir canlıdır. İnsan türü ortaya çıktığında bile, şiddet oranı ortalama memeliden altı kat yüksektir. Bu oran, büyük insansı-maymunlardan geldiğimiz düşünülürse şaşırtıcı değildir fakat yine de böyle bir durum mevcuttur.
Diğer bir sorun, otorite denilen şeyin ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağıdır. İnsan kendi haline bırakıldığında, otoritenin ortaya çıktığını görüyoruz. Eğer bu yok edilecekse veya minimuma indirgenecekse, bu dikkatli kurulmuş mekanizmalar, tarihsel koşullar ve eğitim sayesinde olacaktır.
Hiç kimsenin bir diğerini bir şeye zorlama hakkı yoktur. Ancak bir işgalci insanlara zulüm ederse kendini korumaları gayet doğaldır.
Burada gene bir sorun ortaya çıkıyor. İşgalci tam olarak nasıl değerlendirilecektir? Bir insan grubunun bir coğrafi bölgeye önceden gitmesi, bu toprakları onların mı yapar? Böyle ilkel bir mülkiyet kavramı niye takip edilsin? Ayrıyetten, zulüme karşı şiddet ve zorlama serbestse, bunun sınırı ne olacak? Böyle bir sınırın kesin olarak çizilmesi ve belirtilmesi gerekiyor. Öbür türlü yozlaşma kaçınılmaz olacaktır. Anarşist düşüncenin temelindeki ikilemlerden birisi budur. "Bir insanın başka birisini bir şeye zorlaması yasaktır. Bu zorlama, zorlayan kişiye karşı olmadığı sürece." Anarşizm, bütün iddialarına rağmen, zorlamanın varlığını kabullenmektedir (zaten öbür türlü, silahı eline alıp baskıyla savaşan anarşistler olmazdı). Sadece, bunu itiraf edememektedir. Bu demek değildir ki, anarşizm, otoriteryen ideolojilerle aynıdır. Yine de, ideolojisinin merkezinde zorlama karşıtlığı olan bir düşüncenin yine zorlamaya başvurması dikkate değerdir. Anarşist idealin bir eksikliğine dikkat çekmektedir.
Bu noktadan sonra, eleştirilerden öte, kitap kendi ideolojik çözümüne odaklanıyor ve eşitlik ilkesini öne sürüyor. Bunun kuru bir eşitlik olmaması gerektiğini belirtiyor. İdeolojinin merkezine yaşam gücü / canlılığı yerleştiriyor. Bu ideolojinin başka bir uzantısı "kitlelerle bir hareket etmek" olarak sunulmaktadır. İnsan böyle davrandığında, yaşamdan aldığı zevkin ve canlılığın maksimuma çıkacağı iddia ediliyor.
"Kitlelerle bir hareket etmek" teoride güzel olsa da, pratikte pek bir karşılığı yoktur. "Kitle" denilen şey zaten bir soyutlaştırmadır ve gerçek bir insan topluluğuna tekabül etmemektedir. "Halk" kelimesiyle eş anlamlıdır ve onu merkeze yerleştiren ideolojilerden çok bir farkı yoktur. İnsan kitleleri cahil, vahşi ve tepkiseldir. İnsanın kendisini kitlelerle bir görmesi en hafif bir deyimle korkulacak ve sorgulanacak bir şey olmalıdır. İyi bir halk hareketi gerçekleşemeyeceğinden değil. Bu halk hareketlerinin sık sık cahil, vahşi ve tepkisel olmasındandır. Kropotkin burada tipik bir solcu idealine yenik düşüyor ve "halkın bilgeliği" denen kavramın kurbanı oluyor.
Bencillik ve özgecilik arasındaki ayrım reddediliyor. Bireyin yararına ama türün zararına bir hareket olabileceği reddediliyor. Bireyin iyiliği ve türün iyiliği "daima özdeş" olarak niteleniyor.
Burada, daha önce bahsettiğim sorulardan kurtulunmaya çalışılıyor. Bireyin yararına olan kötü bir hareket olamayacağı öne sürülüyor. Yani bencil ve kişinin çıkarına olan durumların varlığı reddediliyor. Bu, tersi oldukça kolay gösterilebilir bir önermedir. Hayatında hiç çalışmak zorunda kalmamış, istediği herhangi bir şeyi yapabilen bir zenginin bu durumdan yarar sağladığı oldukça barizdir. Aynı zamanda oyun teorisinden biliyoruz ki bencilliğin yararlı olduğu durumlar mevcuttur. Genel olarak toplumu yönlendiren kurallar olması iyi bir şeydir fakat bu kuralları çiğneyerek kişisel yarar elde eden insanlar da mevcuttur. Kropotkin'in bunu inkar etmesi, kitabın en zayıf noktalarından birisidir. İyi ve kötü mevzusu basit bir bencillik vs. özgecilik değildir. Halkı, ulusu ve benzeri şeyler adına insanlar oldukça şeytani şeyler yapabilmektedir. Ancak kötülüğün onu gerçekleştiren kişiye yararı olduğu durumlar olduğunu reddetmek oldukça cahil bir tutumdur. Bu önermenin çökmesiyle, daha önce bahsedilen soru işaretleri cevaplanmamış bir şekilde kalmaktadır.
Bu önermeden bahsederken karıncalar hakkında yine yanlış bir örnek veriyor ve onların böceklerin en gelişmişi olduğunu ve beyinlerinin neredeyse ortalama insan beyni kadar güçlü olduğunu iddia ediyor.
Kitapta canlılık ideolojisinin bir uzantısı olarak şunlar söyleniyor: "Bitki kendisinin çiçek açmasını engelleyemez. Bazen çiçek açmak, onun için ölmek olsa bile, bunun önemi yoktur, canlılık sürekli çoğalır!"
Burası, canlılık ideolojisinin zirve yaptığı noktadır. Anarşist ideal uğruna, şehitlik ve kendini feda kavramları teşvik ediliyor. Gerçek bireyler yerine, canlılık ideolojisi üste konuluyor. Daha düzgün bir yaklaşımla şöyle söylenebilirdi: evet, ölmek oldukça kötü bir şeydir ve insan hayatının sonudur. Ancak kimi durumlarda ölüme yol açabilecek savaş, insanın kendi arzularının ve bastırmak zorunda kaldığı adalet duygusunun bir ortaya çıkışıdır. Ömür boyu boyunduruk altında yaşamak yerine, buna karşı çıkmak insanın hayatından aldığı tatmini arttıracaktır.
Kropotkin sunduğu bu ahlakı "gerçek ahlak" olarak niteliyor. Tarihte bu durumdan sapmalar olmasını ahlaksızlık olarak betimliyor.
Bunu yanlışlamak için antropolojiye şöyle bir göz atmak yetecektir. Tarih boyunca bir sürü farklı ahlak anlayışı olmuştur ve hala da bir sürü farklı ahlak anlayışı vardır. "Gerçek ahlak" diye bir şey yoktur. İnsanların yapabileceği şey, kendi ahlak anlayışlarını başkalarınınkiyle yarıştırmaktır. Kropotkin burada farkında olmadan bunu yapmaktadır fakat "gerçek ahlak" gibi saçma bir söyleme başvurarak bunu gerçekleştirmektedir. Bu iddiası ne ona hastır ne de doğrudur. Tarihteki hemen her ahlak anlayışı gerçek olanın kendisi olduğunu iddia etmiştir ve hepsi de yanılmıştır.
Kitabı sonlandırırken şunlar söylenmektedir: "Bu ahlak hiçbir şey emretmeyecektir. Bireyin din, yasa ve hükümet tarafından sakatlanmasını reddettiği gibi, bireyi soyut bir düşünceye göre biçimlendirmeyi kesin olarak reddedecektir. Bireye tam ve bölünmez bir özgürlük bırakacaktır. Bu ahlak, olguların basit bir gözlemcisi, bir bilim olacaktır."
Bu dediğini, kitapta sürdüğü ideoloji yanlışlamaktadır. Kitabı insanları çoktan soyut bir düşünceye göre biçimlendirmektedir. Bu ideolojinin kökeninde yaşam gücü / canlılık vardır. Bunun bir uzantısı olan kendini feda mevzusunda, soyut bir kavramı gerçek bireylerden yukarıya koyarak, onların hayatlarını değersizleştirmektedir. Aynı zamanda kendi ahlak anlayışını bir bilimmiş gibi sunarak, dedikleri sadece kendi fikri değilmiş de objektif gerçeklermiş gibi davranmaktadır. Bahsedildiği gibi, bu gösterilebilir bir şekilde yanlıştır.
---
Sonuç olarak, kitabın güçlü noktaları var. Ahlakın insani kökenlere dayandırılması ve doğal kurallarla açıklanması gayet akla yatkın ve bilimsel bilgilerle uyumlu bir şey. Aynı zamanda işbirliğinin rolüne bu kadar önem vermesi oldukça doğru bir nokta. Günümüz düşüncesinde, doğal hayatta ve özellikle insan hayatında işbirliğinin rolü gözardı ediliyor. İyi ve kötünün aslında aynı kökene dayanması fakat farklı sonuçlara varmaları, özgecilik ve bencillik ikileminin göründüğü gibi olmadığı düşünceleri de doğru.
Kitabın zayıf kaldığı noktaların başında, iyi ve kötü kavramını çok muğlak bir şekilde yapması ve bundan doğan soruları cevaplayamaması geliyor. Bunun dışında, kitabın kendi oluşturduğu canlılık ideolojisinin bireyde yarattığı etkiyi reddetmesi, hatta bu ideolojinin varlığını reddetmesi ve kendisini doğalmış gibi sunması bir sorun. Bunun dışında bireyin yararı ve toplumun yararının birbiriyle çelişebileceği durumunu kesinkes reddetmesi, doğal örnekler konusunda sık sık yanlış şeyler ve hatta en az bir kere zaman yalan söylemesi büyük bir eksi. Anarşist ahlakın önemli bir sorunu olan zorlama ikileminin düzgün bir şekilde cevaplanmadan geçildiği de belirtilmeli.
submitted by sum-poopins to ilericilik [link] [comments]

Barbara Bort Wavelength Mascara İncelemesi

Barbara Bort Wavelength Mascara, makyajı tamamlayacak, bakışlarınızı daha çekici hale getirecek en önemli adımlardan biri. Kirpiklerinizi belirginleştirmek, bakışlarınıza dikkat çekici bir etki vermek ise fırça tipine ve kirpik tipine göre seçeceğiniz rimeller ile mümkün.
Unutmamalısınız ki dünyanın en pahalı ve en iyi maskarasına sahip olsanız bile ihtiyacınıza uygun ve kirpik tipinize uygun bir fırça kullanmadıktan sonra asla istediğiniz etkiyi elde edemezsiniz.
O halde inceleme yazımıza başlamadan önce hangi fırçayı hangi etki için kullanmalıyız hep birlikte inceleyelim.

Devamı için buraya tıklayınız.
submitted by bekindyourself to u/bekindyourself [link] [comments]

Bu sefer Sonata Arctica ile geri geldim. Senfonik Metal. Ağıza takılan sözleri ve parçalarındaki hikaye anlatımı grubu senfonik metalin vazgeçilmez bir üyesi yapıyor. En sevdiğim şarkıları: Fullmoon ve San Sebastian. (Bu içeriklere ilgi artarsa ayrı ayrı şarkı incelemesi de atarım.)

Bu sefer Sonata Arctica ile geri geldim. Senfonik Metal. Ağıza takılan sözleri ve parçalarındaki hikaye anlatımı grubu senfonik metalin vazgeçilmez bir üyesi yapıyor. En sevdiğim şarkıları: Fullmoon ve San Sebastian. (Bu içeriklere ilgi artarsa ayrı ayrı şarkı incelemesi de atarım.) submitted by The_Tera to KGBTR [link] [comments]

Yaratılıştaki Çatlak: Gen Düzenlemenin Evrime Hükmeden İnanılmaz Gücü Kitap İncelemesi

Yaratılıştaki Çatlak: Gen Düzenlemenin Evrime Hükmeden İnanılmaz Gücü Kitap İncelemesi submitted by bilimbot to bilim [link] [comments]

GM 20 Pro alınır mı? Kamera performansı nasıl? | GM 20 Pro incelemesi - Melih Bayram Dede

GM 20 Pro alınır mı? Kamera performansı nasıl? | GM 20 Pro incelemesi - Melih Bayram Dede submitted by melihbayramdede to u/melihbayramdede [link] [comments]

Note Luminous Moisturizing Foundation İncelemesi

Note Luminous Moisturizing Foundation uygun fiyatı ve yapısı ile oldukça dikkat çekiyor. Öncelikle söylemeliyim ki fondöten seçmek zor iştir. Herkesin bir fondötenden bekledikleri farklıdır. Bu sebeple cilt tipinize en uygun fondöteni seçmeli ve deneyimlemelisiniz.
Size göre doğru olan fondöten cildi kurutmamalı, cilt kusurlarını (kapatıcılık düzeyine göre) gizlemeli ve cildinizi parlak göstermeli. Aslında birçok kriter sayabiliriz ama genel olarak bir fondötenden beklentimiz bunlar olmalı. Asıl önemli olan sizin fondötenden ne beklediğinizdir.

Devamını okumak için buraya tıklayınız.
submitted by bekindyourself to u/bekindyourself [link] [comments]

Samsung Galaxy S20 FE İncelemesi

Samsung Galaxy S20 FE İncelemesi submitted by teknoblog to u/teknoblog [link] [comments]

Bodrum Belediye Başkanı’na kaçak yapı incelemesi! - EGE HABER

Bodrum Belediye Başkanı’na kaçak yapı incelemesi! - EGE HABER submitted by ebartan to yalikavak [link] [comments]

Microsoft Flight Sim. Cewo incelemesi

Microsoft Flight Sim. Cewo incelemesi submitted by NikoBellic1996 to Atman96 [link] [comments]

Huawei FreeBuds Pro İncelemesi

Huawei FreeBuds Pro İncelemesi submitted by teknoblog to u/teknoblog [link] [comments]

Huawei Watch GT 2 Pro İncelemesi

Huawei Watch GT 2 Pro İncelemesi submitted by teknoblog to u/teknoblog [link] [comments]

Huawei MatePad 10.4 İncelemesi

Huawei MatePad 10.4 İncelemesi submitted by teknoblog to u/teknoblog [link] [comments]

Honor Magic Watch 2 Akıllı Saat İncelemesi

submitted by kadinblog to u/kadinblog [link] [comments]

"Anarşist Ahlak" Kitap İncelemesi

submitted by sum-poopins to anarsizm [link] [comments]

BluTV Dizi İncelemesi: Alef. Yönetmen: Emin Alper Senaryo: Emre Kayış Görüntü: Ahmet Sesigürgil Müzik: Mercan Dede Oyuncular: Kenan İmirzalıoğlu, Ahmet Mümtaz Taylan, Melisa S...

BluTV Dizi İncelemesi: Alef. Yönetmen: Emin Alper Senaryo: Emre Kayış Görüntü: Ahmet Sesigürgil Müzik: Mercan Dede Oyuncular: Kenan İmirzalıoğlu, Ahmet Mümtaz Taylan, Melisa S... submitted by KimyAdrian to u/KimyAdrian [link] [comments]

Huawei MateBook X 2020 İncelemesi

Huawei MateBook X 2020 İncelemesi submitted by teknoblog to u/teknoblog [link] [comments]

Oppo Reno 4 Lite İncelemesi

Oppo Reno 4 Lite İncelemesi submitted by teknoblog to u/teknoblog [link] [comments]

TENET İNCELEMESİ (sürprizbozansız) - YouTube Meizu Note 9 İncelemesi - YouTube Browning HP - MKII - İncelemesi - YouTube 10.19 Yama İncelemesi - YouTube GERÇEK UÇAK İNCELEMESİ! BOEING 737-800 CORENDON AIRLINES ...

Pınar Gültekin'in adli tıp incelemesi tamamlandı Otopsi raporunda katil Cemal Metin Avcı'nın, Pınar'ın cansız bedenini halat ile bağladıktan sonra cenin şeklinde varile koyduğu ortaya ... Blog. July 16, 2020. Remote trainings: 3 tips to train your teams and clients online; July 14, 2020. Teaching online art classes: How one teacher used Prezi Video in her class XM is an online broker and trading website that allows clients to trade a range of assets.. Founded in 2009, XM group provides traders with the full MetaTrader platform suite by MetaQuotes Software Corporation. XM Group has evolved into an online multi-asset broker offering 57 currency pairs and 1000 CFDs. Academia.edu is a platform for academics to share research papers. In this iExplorer review, we intend to explain its features, usability, and, more importantly, alternatives to it.So, keep reading if you are curious about iExplorer. We all have got used to listening to some music at least once in a while. Unlike a couple of decades ago, many individuals tend to use their smartphones to listen to music.

[index] [655] [4941] [3743] [1687] [5004] [2038] [3681] [1181] [4614] [483]

TENET İNCELEMESİ (sürprizbozansız) - YouTube

Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi TENET'i izledik ve sizler için yorumladık. İyi seyirler. :) Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katıl... Huawei P20 incelemesinde P20 ailesinin ortanca üyesinin P20 Pro ve P20 Lite ile farklarına bakıyoruz. Ağır çekim gibi kamera özelliklerine, performansına ve ... Samsung Galaxy S9 S9+ İncelemesi Samsung Galaxy S9 S9+ inceleme videosu ile karşınızdayız. İyi seyirler! Satın Almak İçin: http://www.vatanbilgisayar.... Herkese Merhaba, ben Alp Gürsoy. Bu hafta Samsung Galaxy S20 serisinin Ultra modeline yakından bakıyoruz. Bu incelemeyi çok fazla geciktirmemek adına ve en a... Dünyanın en popüler yolcu jeti Boeing 737'nin NG versiyonunu, Boeing 737-800'ü inceliyoruz. Çekim boyunca bana eşlik eden değerli pilotumuza ve Corendon Airl...

http://forex-portugal.forexbinaryoption.info